Suriye, Türkiye ve emperyalizm

Suriye, Türkiye ve emperyalizm

13.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Teknik olarak Emperyalizmin ekonomik tanımı şöyle yapılabilir:

“Emperyalizm, bir ülkenin bir başka ülkenin artı ürününü veya artı değerini, doğrudan veya dolaylı olarak kendisine aktarmasıdır.”

Emperyalizm, sömürdüğü ülkeleri, dinciler, mezhepçiler ve ırkçılar sayesinde daha kolay istikrarsızlaştırır ve daha bağımlı hale getirir.

Bu nedenle, “kimlik politikalarını” öne çıkarır ve bunları “Ulusal ve/veya Sol/Sosyalist Devletleri” güçsüzleştirmelerine, bölmelerine, olanaklı ise bu yapıları yıkmalarına yardımcı olur.

Soğuk Savaş döneminde Türkiye’yi yöneten Emperyalizm ve onun işbirlikçileri olan seçilmiş ve/veya darbeci iktidarlar, bu nedenle, Solcular ve Sosyalistlerle birlikte, Kemalistleri/Atatürkçüleri de baskılamış, öldürmüş ve tasfiye etmişlerdir!

***

Osman Aydoğan, İnternet Sitesi’ndeki makalesinde (https://www.sehriyar. info/?pnum=32) Ortadoğu’daki “kimlikleri” şöyle sıralamış:

Etnik kimlikler:

Ana olarak: Arap, Fars, Türk, Kürt ve Yahudi. Mikro olarak: Ermeni, Rum (Grek), Süryani, Keldani, Nasturi, Çerkez, Beluci, Glaki, Lur, Balok vs.

Dini kimlikler:

Müslüman, Hıristiyan ve Musevi (ve elbette Agnostik ve Ateistler)

Mezhep kimlikleri:

Müslümanlar; Şii, Sünni ve Alevi.

Sünniler; Hanefi, Hanbeli, Maliki ve Şafi, Selefi ve Vehhabiler.

Diğer Müslümanlar; Dürzi, Nusayri, Zeydi ve İbadiler.

Hıristiyanlar; Maruni Hıristiyanlar (Arap Katolikleri), Grek Ortodokslar, Grek Katolikler ve Ermeni Ortodokslar.

Hem İncil’i hem de Kuran’ı kutsal sayan Ezidiler.

***

Bu “kimliklerin” çatışmalarından kaynaklanan istikrarsızlığı artıran altı öğenin daha varlığını anımsatalım:

1) Ortadoğu ülkelerinin aileler arasında paylaştırılmış ve sınırlarının cetvelle çizilmiş olması.

2) İnsanlığın hâlâ bağımlı olduğu petrolün varlığı.

3) İsrail’in varlığı ve onu yok etmek isteyenler.

4) Emperyalizmin yarattığı, sonra dönüp kendisine saldıran, şimdilerde ise yine işbirliği yaptığı Radikal Siyasal İslamcı terör örgütleri.

5) ABD’nin bölgeye saldırmış olması ve hâlâ devam eden varlığı.

6) Bağımsız bir Kürt Devleti’nin kurulma projesi.

***

Bölgenin özelliklerinin ve bu kimlik farklılıklarının Devlet Yapısı’na nasıl yansıdığına ve hangi sorunlara yol açtığına örnek olarak Lübnan’a bakalım:

Lübnan’ın yapısı, 1943 yılında Ulusal Pakt ile Devlet’in mezhepler arasında nüfuslarına göre paylaştırılmasına göre oluşturulmuştur.

Cumhurbaşkanı Maruni, Meclis Başkanı Şii, Başbakan Sünnidir. Meclis Hıristiyanlar ile Müslümanlar arasında 6/5 oranında paylaştırılmıştır.

1967 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra Filistinli mülteciler artmış nüfus yapısını değiştirmişlerdir.

1970’li yılların başında nüfusları artan Müslümanlar daha fazla hak ve Meclis’te eşit temsil istemişlerdir.

Sonunda iç savaş başlamıştır.

Lübnan iç savaşının (1975-1990) önemli nedeni olan bu siyasi yapı, 1989 yılında “Taif Anlaşması”yla kısmen değiştirilmiştir.

Bu anlaşmayla, Hıristiyan Cumhurbaşkanının yetkileri kısıtlanmış, Hıristiyan ve Müslüman milletvekillerinin sayıları eşitlenmiş ve kendi içlerinde mezhep temelinde bölüştürülmüştür.

Aşamalı olarak, dinsel/mezhepsel temele dayanmayan bir yapıya gidilmesi Taif Anlaşması sonrasında Anayasaya eklenmiş bir hedeftir.

***

Lübnan’dakine benzer istikrarsız bir yapı ABD’nin yıktığı Saddam Rejimi’nden sonra Irak’ta kuruldu.

Şimdi de yıkılan Esad Rejimi sonrasında Suriye’de kurulmaya çalışılmaktadır.

Hiç kuşkunuz olmasın, Türkiye de sıradadır.

Ülkemiz bu bataklıktan ve bu yapıdan uzak durmak zorundadır!

Yazarın Son Yazıları

CHP davası: Bir 'anayasa darbesi!'

Salı günü Özgür Özel’in yaptığı konuşma haklı olarak gündemin başına oturdu. “Haklı olarak” diyorum çünkü bu konuşma aslında bir “Anayasa Darbesi” açıklamasıydı: İktidarın yargı eliyle yaptığı bir “Anayasa Darbesi!”

Devamını Oku
19.03.2026
İddialar abartılı: Ya savunmalar?

Dün, Silivri’de, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Suç örgütü lideri” olarak suçlayan iddianameyle açılan davanın, ikinci hafta başındaki ilk (sözde) duruşması yapıldı ve medyaya yansıyan haberlere göre yaklaşık 7 dakika sürdü.

Devamını Oku
17.03.2026
CIA ajanı başkan olduğunda...

Bay N’nin gerçek yaşamöyküsü Brecht’in Hitler’i eleştirmek için yarattığı kurgusal tiyatro karakteri Arturo Ui’yi bile gölgede bırakır...

Devamını Oku
15.03.2026
İç cepheyi güçlendiren destan

İran’a da sıçrayan sıcak savaş, Türkiye’nin “Ortadoğu Bataklığı”na girmesinin ne denli sakıncalı olduğunu, İktidara bir kez daha anımsatmış görünüyor.

Devamını Oku
13.03.2026
Üçüncü darbe: 12 Mart

Bugün, ülkemizi bu karanlık döneme taşıyan “12 Mart 1971 Darbesi”nin 55. yıldönümü.

Devamını Oku
12.03.2026
Dava: İktidarın iletişim felaketi

Bir halk, bir iktidardan ne bekler?

Devamını Oku
10.03.2026
En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026